Sohbetmi Mirc indir
Yalçın Akdoğan ile “Özel Röportaj”
Yalçın Akdoğan ile “Özel Röportaj”

TRT Haber ve Spor Yayınları Dairesi Başkanı Nasuhi Güngör’ün moderatörlüğünde “Özel Röportaj”ın konuğu olan Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, gündeme dair önemli konular hakkında soruları cevapladı.

Başbakan Yardımcısı Akdoğan’ın TRT Haber canlı yayınında yaptığı açıklamalar şöyle:

-Diyarbakırda meydana gelen patlama

Geçmişten bu yana seçim dönemlerinde bu tür hadiseler yaşandığını görüyoruz. Olayın ne olduğunun tüm boyutlarıyla aydınlatılması gerekiyor. İçişleri Bakanımızla konuştum. Olay yeri inceleme, miting dağıldıktan sonra olay yerine gitmiştir. Öncelikle geçmiş olsun diyorum. Emniyet görevlilerimizde yaralandı. Vatandaşlarımızdan hayatını kaybedenler de var. Olay aydınlatıldıktan sonra belki daha keskin cümleler kurabilirim. Ama provokasyondan medet ummak alçaklıktır. Bu tür provokatif hadiseler birkaç şeyi amaçlar. Farklı kesimleri karşı karşıya getirmek olabilir. Ama bu oyuna gelmemek lazım. Bunu boşa çıkarmanın yolu, sağduyu ile hareket etmektir. Bu tür olaylar öncelikle siyaset kurumunu, milletin iradesini hedef alır. Demokrasilerde milletin dediği olur, millette diyeceğini sandıkta söyler.
Tahrik edici, suçlayıcı açıklamalardan kaçınmak gerekir. Daha çok sükunet çağrısı yapmak daha fazla anlam taşır diye düşünüyorum.

-7 Haziran seçim güvenlik önlemleri

Seçim güvenliği önemli. Seçimler Türkiye’de şeffaf bir şekilde gerçekleşiyor. Türkiye bu işi başarıyor. Tabii burada ilave bir takım tedbirlerin alınması da gerekiyordu. Devletimiz bu tedbirleri alıyor. Seçmen kanaatini etkilemeye dönük hadiseler olmasına karşı, ilave bir takım tedbirler alındığını biliyorum. Terör örgütünün seçimi yönlendirmeye çalışması, asıl seçim güvenliğini tehdit eden hadise bu. Köy muhtarlarının tehdit edildiği, tehdit mektupları gönderildiğini biliyoruz. Kandil’de elinde silah olan bir örgüt var, bu başlı başına bir tehdittir. Tehdit vari açıklamalarda oluyor. İlave bir takım tedbirlerde alındı. Vatandaşlarımızın sandığa gidip, hür iradelerini ortaya koymaları önemli. Son haftalarda ciddi bir algı operasyonu yürütülüyor. AK Parti karşısında bir işbirliği bloku var. Bütün işbirliklerine rağmen, kaybedeceklerini gördükleri için acaba gölge düşürebilir miyiz diye hareket ediyorlar. Bunu kim sürekli gündeme getiriyor, paralel yapı. Paralel yapı zaten kurumsal bir hile. Kumpas kurmada kimse yok, her türlü illegal yapılanma bunlarda. En çok bağıran kimse hile aslında onlardadır.

YSK, bağımsız bir kuruluş. Burada hem oy verme hem oy sayım işlemleri sırasında, partilerin gözlemcileri var. Parti temsilcilerin dışında da temsilciler var. Yani her aşamada partilerin gözlemcileri var ve orada bir tane AK Partili var.

Şaibe diye bir şeyden bahsedilecekse, terör örgütünün tehditlerinden bahsedilebilir. Elbette bununla ilgili de devletimiz tedbirler aldı. Bunların uzantısı olan ajansların, nasıl manipülasyonlar yaptığını biliyoruz. Seçim sonuçlarını duyuran bir kaç ajans var. Geçen iki seçimde bunlar AK Parti karşıtlığıyla manipülasyon yaptılar. Kimleri destekliyorlarsa, onu bir çok yerde seçimi kazanmış gibi gösterdiler.

Benim tavsiyem, devletin ajansı da bu bilgilendirmeyi yapıyor, sağlam kaynaktan bu bilgi alınmalı.

Algı operasyonlarına, hilelere kanmamak lazım. Türkiye’de seçim güvenliğiyle ilgili genel olarak bir hadise yaşanmamaktadır.

-Ölülere oy kullandırtacaklar iddiaları

Bunlar uydurma şeyler. Her aşamada partilerin gözlemcileri var. Bu devletle alay etmektir. Bu tür hadiseleri daha öncede yaşadık. Bir şekilde bir kaos çıkartmak, seçmenin kanaatini etkilemek…

Partiler arasında flört durumu var, diğer tarafta terör örgütü var. Paralel çetesi, KCK’sı bir taraftan parçası olmuş. Bu örgütler bu işin içindeyse, ne yapıyor da teşekkür ediyor? “Nasıl süreci bulandırırız” bunun peşindeler. Hayat memat meselesi olarak görüyorlar. “AK Parti kazanırsa burada bize yer yok” diyorlar. Provokatif hadiseler de bunun bir parçasıdır.

“En fazla saldırıya AK Parti maruz kaldı”

Mayıs ayı içerisinde en fazla saldırıya AK Parti maruz kaldı. Her gün Güneydoğu da taşlana taşlana bir hâl olduk. Hiçbir aydın çıkıp da bunu kınamıyor. El bebek gül bebek bakılan bir HDP var.

Bugün ben Aydın’ı aradım. Aracı durdurmuşlar ve önüne geleni dövmüş HDP’liler. Bunu her gün HDP’liler yapıyor. Bu artık bilinmeyen bir şey değil. Bunlar bir yerde birazcık güç bulsunlar kimseyi yaşatmıyorlar. Böyle vahşi bir anlayış var. Şehirde terör estirmeye başlıyorlar. HDP’liler önce buna baksın. Siyasete bu kadar şiddeti bulaştıran başka bir parti yok. Onun için siyaset kurumu ilk kez bu kadar tehditle karşılaşıyor. Örgüt vesayeti altındaki parti güçlendikte daha demokratik olmuyor.

Vatandaş tabii oynanan oyunu fark etmeye başladı. Yurt dışında oylama işlemi bitttiği için tabii oradaki durumu fark etmişler. Oynanan oyunun görünmesinin kanaatleri değiştirdiğini düşünüyorum. Çünkü açık bir iş birliği var. Yerel seçimde gördük aslında. Taban tabana zıt değil mi CHP ve MHP. Şimdi bir de bu halkaya, tamamen ters olan bir parti katıldı. Bunlar aynileşmeye başlıyorlar. Niye bunlar bu seçimde ideolojik görünümleriyle ortaya çıkmadılar? Niye sahada değiller? İdeolojimiz görünmesinde oy kaybetmeyelim düşüncesindeler. O ideolojilerini arka plana attıkçada, bu iş birliği orda bir erozyona neden oluyor.

HDP temsilcisinin “MHP ile koalisyon yapabiliriz” sözleri

Çok anlamlı bir söz değil. HDP’nin ne dediğinden ziyade MHP’nin kabul edip etmeyeceği önemli. Ama bu olacak bir şey değil. Çözüm sürecini AK Parti başlattı, AK Parti başarıya ulaştırabilir.

Karşıda bir koalisyon var, bu yapı HDP’nin varlığına karşı olan bir zihniyet dünyası var ve çözüm sürecinin düşmanı olan bir paralel yapı. Bunlarla sen nasıl iş birliği yapıyorsun. AK Parti’yi devirmek için seni kullanıyorlar. AK Parti’yi devirmek isteyen zihniyet, çözüm sürecini de sabote ediyor. Burada bir paradoks vardır. HDP’nin barajı geçip geçmemesinin bir anlamı yok, çözüm süreci açısından.

Bu hamle aslında hükümet, devlet, çözüm sürecini başarıya ulaştırmaya çalışıyor bunu nasıl engelleyebiliriz, bunun çabası.
Türkiye’ye karşı, küresel sistem içerisinde bir alerji gelişti: “Türkiye çok oluyor.” Aslında bu cümle her şeyi özetliyor. Türkiye IMF borcunu sıfırladı. Bunlar hep bağımlılık ilişkisidir. Türkiye bu bağımlılıktan kurtuldu, bölgesel bir aktör oldu. Mısır’da darbe oluyor, herkes sus pus, Türkiye tepki gösteriyor. Küresel sistemin uydusu olmayan bir Türkiye var. “Türkiye’yi nasıl terbiye edebiliriz?” Bunun çabası var. Türkiye’nin ulaştığı rolle ve bölgesel güçle alakalı bir durum bu.

Türkiye kendi iradesiyle, terör meselesini çözmeye çalışıyor. Müthiş bir panik atak geçirdiler. Terör sadece 90’lı yıllarda, iç siyaseti baskılamak için kullanılmadı, bölgesel küresel siyasette de kullanılan bir enstrüman. Küresel sistem içerisinde birilerinin dayatması altında kalmanızı ortadan kaldırıyor. Türkiye nasıl bir kaç ayda bu sorunu çözüyor?

Burada dış etki çok önemli. Bazı ülkeler “Türkiye bu sorunu çözerse, örgüt gelir bizi vurur” diye sabote ediyor. Bazı ülkeler Türkiye bunu kendi kendine niye çözüyor, biz de parçası olalım paniğinde. Burada da bula bula HDP’yi buldular, bu proje üzerinden bir dizayn yapmaya çalışıyorlar.

Çözüm sürecinde HDP ile yapılan görüşmeler ve sonraki eleştiriler

İnsanlar Kürt demekten korkarken ben Kürt meselesini bangır bangır konuşuyordum. Kimse konuşamazken, ben bu meseleleri konuşuyordum. PKK’nın özellikle AK Parti dönemindeki yanlışlıkları, ben bunları hep sert bir şekilde eleştirdim. Sürekli süreci bozmaya çalışıyor. Kürtleri, herkesi kucaklıyoruz, hizmet ediyoruz onlar hep ayak bağı oldu. Demokratik açılım süreci, çözüm süreci örgüt hep bunları sabote etti. Her zaman eleştiriyordum bunu. Bu konuda kitaplarda yazdım.

Hükümet üyesi olarak yapıcı bir şekilde gayret gösterdim. Son bir iki yılda, nevruz çağrısı, PKK’nın ülkeyi terk etmemesi… “Bu süreci zehirliyorsunuz” dedim. Kendilerine de söyledim. Bizim bunlarla görüşme amacımız, terör son bulsun. “HDP’yi nasıl Türkiye partisi yapacağız?”, bunun görüşmesini yapmıyoruz. Çözüm süreci bağlamında HDP’ye verilen bir rol var, o bağlamda da onlarla görüşüyorum. Ama onlar yokken bu süreç başladı. Bu süreçte güveni sarstılar. Çözüm sürecinin düşmanlarıyla iş tutmaları açısından ben eleştiriyorum. Bundan sonra sürecin içinde nasıl rol oynarlar buna hükümet karar verilecek.

8 Haziran’da öncelikli konumumuz budur. Hangi aktörlerle, hangi roller verilir… Barajı geçip geçmemesinden bağımsız bir konudur. HDP burada etkisiz eleman. Kandil onu çağırıp hesap soruyor, Kandil’in dediği oluyor. Davul Demirtaş’ın boynunda, tokmak Kandil’in elinde.

-İmrali-Kandil-HDP

Şunu birbirine karıştırmayalım. Kürt meselesi dediğimiz meselede çok önemli adımlar attık. Paradigmayı değiştirdik. Siyasi boyutu nedir, ayrımcılık. İnsanları yok sayıyorsunuz, bu ortadan kalktı. Sosyo ekonomi tedbirler uygulandı, ekonomik reformlar yapıldı. AK Parti insanı yüceltmeye çalışıyor. Bütün kesimler bu sürecin paydaşıdır.

Kobani olayları süreci zehirledi, Öcalan’ın çağrısını yapmamaları ayrı bir sıkıntıydı.

-PKK İmralı’nın karşısında ne kadar durabilir?

Bunlar aynı zihniyet dünyasının insanları. Ama zaman zaman farklı yönlendirmenin tesiri altında kalan gruplar ortaya çıkabiliyor. Kandil’de şöyle bir eğilim var, “demokratik çözüm diyorsunuz, ben niye bunu kabul edeyim?” Dış etki de bu süreçte çok öne çıktı. Nasıl bu yeni aktörler üzerinden süreci manipüle edebiliriz? O bölgede yaşayan insanlarda oynanan oyunu görmeye başlıyorlar.

AK Parti bugüne kadar yapılan her şeyi yapan aktör. O olmazsa hiçbir şey olmuyor. Sen bunu devirecek bir projenin figüranı olarak ortaya çıkıyorsun. Gariban Kürt’e mektuplar gönderiyorsun. Oy kullanmaya giderken önünü kestiğin insan Kürt değil mi? Kendine teslim olmayan, diğer Kürtleri de bölgeden kaçırtmaya çalışan ceberrut bir anlayış var. Batı’da şirinlik yaparak bu gerçek ortadan kalkmıyor. Bugüne kadar mahalle baskısınının dik alasını bu örgüt yapıyor. İç Güvenlik Paketini, vatandaşımızı ezdirmeyelim diye çıkarttık. HDP önden gidiyor yol açıyor, KCK gidiyor kimseye yaşama hakkı vermiyor.

Bölge insanın da “yeter artık” demesi lazım. Yatırım yapan hükümet var, baskı yapan örgüt var. Tehditleri herkes biliyor artık. Ama Batı’da Polyannacılık oynuyorlar. Özellikle onlar barajı geçsin diye çaba gösteren diğer partiler, onların da bunların gerçek yüzünü anlaması lazım. “AK Parti devrilsin de Türkiye ne olursa olsun.” Böyle bir şey olabilir mi? Türkiye 2001’e dönmez, 50 yıl geriye gider. Biz 12 yıl boyunca gece gündüz çalıştık. Şimdi biri gelecek düğmeye basacak binayı yerle bir edecek.

-Seçim sonrası yol haritası

Seçim beyannamemiz var, 100 büyük proje var. Başbakanımız bir toplumsal sözleşme açıkladı. Yani “Yeni Türkiye’yi gelin hep beraber kuralım” çağrısı. Evrensel değerler bizim ilkemiz olsun. Bir toplumsal sözleşme, seçim beyannamemiz ve 10 madde var. Bunun içinde Başkanlık Sistemi de var. Her mitinginde Başbakanımız yeni anayasa dediğinde, ikinci madde Başkanlık oluyor. Bu bir ihtiyaç. Bu tıkanma yeni değil. 90’lı yılların başında biz bu tartışmaları yapıyorduk. Başkanlık sistemi, Özal’dan beri tartışıldı. Türkiye’de darbelerden sonra, yarım yamalak bir Parlamenter rejim var. Bu Türkiye’yi bir yere götürmüyor. Türkiye hep geriye gitti. Ondan sonra güçlü bir iktidarın olması, Türkiye bir mesafe aldı. Artık halk cumhurbaşkanını seçiyor. Bu bizim yeni anayas bağlamında öncelik olarak gördüğümüz bir konu.

Çözüm süreci ikinci başlıktır. Başbakanımızın açıkladığı diğer maddeler. İnsanın olduğu yerde elbette sorun olur. Bizim seçmenle bir gönül ilişkimiz var. Vatandaş şunu biliyor, bir sorun varsa bunu AK Parti çözer.

8 Haziran’da düğmeye basıldığı anda faaliyete geçebilecek tek parti AK Parti. Halk buluşmalarından gördüğüm kadarıyla, AK Parti güçlü bir şekilde devam edecek. Bu süreci sükûnet içerisinde geçirmek, milletin iradesine saygı duymak gerekiyor.

-8 Haziranda nasıl bir normalleşme süreci bekliyorsunuz?

İster istemez bir takım atışmalar oluyor. Siyaset kurumu her seçimden sonra, oturup bir muhasebe yapmalı. Bir yeni sayfa açması lazım. Siyaset tahammül rejimidir. Hükümet etme sorumluluğu bizde olduğu için hep diyalog çabası içerisinde olduk. Herkesi kucaklama, herkesi anlamaya çalışma… Balkon konuşması burdan çıktı. Yeni anayasa önemli, meclis aritmetiğini görmek gerekiyor. Her zaman biz yapıcı olacağız, bütün toplum kesimlerinin verdiği mesajı doğru algılayan bir yaklaşım içinde olacağız.

Diğerlerinin şöyle bir sorunu var, AK Parti devam edebilir, sorun şu: Bunların bir kısmı kampanyayı Cumhurbaşkanı’na muhalefetle başlattılar. Her gün cumhurbaşkanını eleştiren bir kampanya yürüttüler, asıl sorun bu.

Tayyip Erdoğan’dan sonra, karizmatik bir liderden sonra, bazı şeylerin yapılması kolay bir şey değil. Yeni genel başkanın arkasında dimdik durulması önemlidir. Genel başkan olarak ismi geçen bir sürü isim vardı, şimdi hepsi arazideler. Milletvekili olduğu halde, listeye konmayan bir sürü arkadaşımız var, onlar da gece gündüz çalışıyorlar. Herkes Genel Başkanının arkasında dim dik duruyor. Ben parti içerisinde her hangi bir olumsuzluk görmüyorum. Muhalefet böyle spekülasyonları ortaya atıyor.

-Seçim sonuçlarının ardından

Herkes sandığa gitsin. Ben herhangi bir partiyi desteklemiyorum diye sandığa gitmemek, bir partiyi desteklemek anlamına geliyor. 1 milyon sandığa gitmeyen insan 200 bin etkisi yapıyor. Bunu da vatandaşlarımız unutmasınlar.

(TRTHABER.COM)

BİLGİLER
tarafından 06 Haziran 2015 - 16:13 tarihinde yayınlandı.
GÖSTERİM SAYISI
Bu Yazı Şuana Kadar 372 Kez kez Okunmuştur.
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
Radyo Geveze
Yorum yapın
İsim
:
E-Posta
:
Yorumunuz
:

 

SON YAZILAR
Kabataş’ta şüpheli çanta alarmı!..

Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri çantanın bulunduğu yere güvenlik şeridi çekerek olay yerine bomba imha... [Devamı]

Kabataş’ta şüpheli çanta alarmı!
Hakimlerin tayin isyanı

Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunu düzenleyen TCK’nın 299. maddesini, anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle... [Devamı]

Hakimlerin tayin isyanı
Giresun – Şebinkarahisar’daki ..

Operasyonda 1 terörist öldürülürken, ormanlık alana kaçan 4 teröristin yakalanması için operasyonun sürdüğü... [Devamı]

Giresun – Şebinkarahisar’daki çatışma kamerada!
Çilem Karabulut’a verilen ceza belli..

Çilem Karabulut, 2013 yılında evlendiği 1 çocuğunun babası Hasan Karabulut’tan iddiaya göre sürekli şiddet... [Devamı]

Çilem Karabulut’a verilen ceza belli oldu
Köy yolunda 100 kiloluk bomba imha edildi!..

Genç İlçesi ile Servi Köyü arasında yeni yapılmakta olan karayolunun sağ şeridine, PKK’lılar tarafından... [Devamı]

Köy yolunda 100 kiloluk bomba imha edildi!
Erdoğan GATA’da

Tedavisine GATA’da devam edilen Jandarma Özel Harekat Tabur Komutanı Binbaşı Necmettin Tetik, Şırnak’ın... [Devamı]

Erdoğan GATA’da
Şehit ateşi Edirne’ye düştü

Mardin Midyat’ta teröristlerce İlçe Emniyet Müdürlüğü binasına düzenlenen bombalı saldırıda şahit düşen... [Devamı]

Şehit ateşi Edirne’ye düştü